|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
AramaÇok Okunan Haberler![]() |
ÇAĞRI...18 Haziran 2010 16:30 Son zamanlarda yazılarımda Doğanyol Derneğinden ve faaliyetlerinden bahsetmediğim yönünde eleştiriler almıştım. Geçtiğimiz günlerde Doğanyol’da yaşanan trajik olaydan sonra dernek ve dernekçilik konusundaki görüşlerimi yazmamın elzem olduğu kanaatine vardım. Öncelikle bazı tespitlerde bulunmakta yarar var; 1-) Artık yöresel dernekçilik anlayışı bundan 40 yıl öncesine göre çok değişmiştir. İletişimin son derece hızlı olduğu çağda yaşıyoruz. Artık darbeler ve muhtıralar bile e-darbe, e-muhtıra şeklinde olmaktadır. İstanbul adeta il,ilçe, köy hatta mezraların kurduğu dernekler mezarlığına dönmüştür. Dernekçilik ile kahvehane işletmeciliği nerdeyse aynı şey gibi algılanır olmuştur. Oysaki dernekler üyelerine ve topluma faydalı faaliyetler gerçekleştirmek, tüzüklerinde yazan amaçlara uğraşmak için çalışmak zorundadırlar. Son iki senedir yaptığı çalışmalarla sağladığı faydaları belki de son zamanlarda hiçbir Doğanyol Dernek Yönetimi gerçekleştirememiştir. ‘Doğanyol Haber’ ve ‘Doğanyol Derneği’ sitelerinden ve bu sitelerin kurucusu/editörü Samet AY’dan bahsediyorum. Belki de en büyük dernekçiliği o yaptığı halde iş adamlarımızın ve toplumumuzun ne kadar duyarlı olduğunu siteye verilen reklamlardan anlayabilirsiniz. 2-) Bu anlayış çerçevesinde Doğanyol Derneğinin yapmış olduğu futbol turnuvasını ve piknik organizasyonunu canı gönülden destekliyor ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Ancaaak…. 3-) Yine yeni dernek yönetimi ve Malatya Milletvekili Sayın Öznur Çalık öncülüğünde Doğanyol’un zengin iş adamlarını bir araya getirip onlardan sözler alınarak yaklaşık 500.000 para toplanmasını ve toplanacak parayla Doğanyol Derneğine yeni bir bina mülkiyeti satın alınmasını kesinlikle desteklemiyorum. Şiddetle karşı çıkıyorum. Çünkü; A-) Böylesine büyük bir rakamın bir mülke bağlanması atıl bir yatırımdır, kimseye faydası yoktur, abesle iştigaldir. Dernek faaliyetlerini gerçekleştirmek için böylesine bir mekandan ziyade belediyelerin kültür merkezlerini, spor salonlarını vs. kiralayarak sayısız faaliyette bulunabilir. Dernekçilik demek gidip oturulan yer demek değildir… B-) Eğer ille de bir yer alınacaksa buradan Sayın Milletvekillerimize çağrıda bulunuyorum. Doğanyol Derneğine mülk kazandırmak istiyorsanız, Fatih’te sur içinde Vakıflara ait binalardan birinin uzun süreliğine kiralanmasına öncülük etmelisiniz. Sizin başarınız zengin iş adamlarından toplanacak paranın miktarıyla değil, derneğe kiralanacak ve en ucuza mal edilecek böylesine bir vakıf binasına öncülük etmenizle ölçülecektir. Aksini düşünmek sizlere de haksızlık olur kanaatindeyim. 4-) Buradan Doğanyol Derneği Yönetimine ve o toplantıda verecekleri rakamları deklare eden iş adamlarımıza da bir çağrıda bulunuyorum. Bu para mutlaka en kısa zamanda toplanmalıdır ve bu parayla Doğanyol’a bir ‘KÜLTÜR MERKEZİ’ ve bir ‘HALK EĞİTİM MERKEZİ’ inşaatı yapılmalıdır. Zira; A-) Geçtiğimiz günlerde Doğanyol çarşısının ortasında patlayan silah sesleri taraflı tarafsız hepimizi derinden üzmüş, adeta her Doğanyollunun hıçkırığı boğazında düğümlenmiştir. Olaydan sonra her kafadan bir ses çıkmış, herkes birilerini suçlayarak vicdanlarını rahatlatmaya çalışmıştır. Oysa ki hepimiz de biliyoruz ki bu tür olayların nedeni CEHALETTİR…!!! Doğanyol insanı zekidir, çalışkandır, onurludur, dürüsttür ve bir çok iyi insani vasıflara sahiptir. O yüzden de Doğanyol insanı eğitimin en güzelini almalıdır, Doğanyol insanı en güzel tiyatroyu seyretmeli, en iyi profesörden seminer almalıdır. Bir Kültür Merkezi hayal edin ki, her hafta üniversitelerden konusunda uzman bir hoca gelip o kültür merkezimizin konferans salonunda Doğanyolun ve çevre köylülerin gençlerine seminer veriyor… Gençler pür dikkat dinliyorlar, sorular soruyorlar… Seminerler her hafta değişik bir konuda oluyor… Ziraatten tarıma, hayvancılıktan sağlığa, anayasa değişikliğinden, Gazze’de yaşanan drama kadar her konuda… Kültür Merkezine ayda bir tiyatro oyunu geliyor, herkes gidiyor kaynaşıyor, bilinçleniyor… Kütüphanesi İstanbul’daki hemşerilerden gelen yüzlerce binlerce kitapla doluyor… Halk eğitim merkezinde gençler eğitiliyor, bilgisayar kursları, biçki-nakış kursları,el sanatları kursları düzenleniyor, herkes meslek sahibi oluyor… Yeri gelmişken Doğanyol’a Meslek Yüksek Okulu yapılması konusunda büyük emek sarf eden Sayın Halit Yüksel’e ve Sayın Belediye Başkanımıza buradan teşekkür ediyorum. Halit Ağabey maddi olarak her türlü desteği yapacağını bizzat konunun taraflarına söylemiştir. Duruşuyla, icraatlarıyla her zaman takdir ettiğim sevgili Doğanyol Belediye Başkanımız Recep Ağabey’de bürokratik anlamda çok mücadele vermiş, sayın vekillerimizle gece yarılarına kadar telefonla konuşmuş ve beni de bütün bunlara şahit kılmıştır. Zamanı gelince kendisine neler söylendiğini ve ne tepkiler aldığını da paylaşırım... Ve 3 Ağustos 1993… Hiçbirimizin bu topraklara onlar kadar emeği geçmemiştir. 03 Ağustos 1993 tarihinde Doğanyollu kardeşimiz Mehmet Doğan Hakkari Yüksekova Uzunsırt karakolu baskınında çıkan çatışmada şehit oldu. Ve yine11 04.1996 da Bitlis ili Mutki İlçesi Bozkurt Köyü Zingapur tepe mevkiinde bölücü terör örgütü mensupları ile Güroymak kırsal alanında girdiği çatışmada Doğanyollu Mehmet Oğur şehit oldu. Alnının akı artık saçlarına ve sakalına da sirayet etmiş olan değerli Belediye Başkanıma buradan bir çağrı yapıyorum. Değerli Başkanım..! Gelin yukarıda anlattığım Kültür Merkezinin adını ‘ŞEHİT MEHMET DOĞAN KÜLTÜR MERKEZİ’ ve Halk Eğitim Merkezinin adını ‘ŞEHİT MEHMET OĞUR HALK EĞİTİM MERKEZİ’ koyalım. Aksi halde İstanbul’da bir mülke yarım trilyon paranın gömülmesi projesinden desteğinizi çekin… Değerli Milletvekillerimiz…! Bizlerin sitemlerine, kırgınlıklarına aldırış etmeyiniz! Ve özellikle de kendi aranızdaki anlamsız rekabeti bir yana bırakarak hizmet noktasında el birliği yapınız! Yukarıda anlattığım ‘Şehit Mehmet Doğan Kültür Merkezi’nin ve ‘Şehit Mehmet Oğur Halk Eğitim Merkezi’nin temel atma törenini Şehit Mehmet Doğan’ın ölüm yıl dönümü olan 3 Ağustos tarihinde, katkılarını deklare eden (böyle bir projeye katkıda bulunmak isteyecek başka işadamlarıyla birlikte) iş adamlarımızla birlikte gerçekleştiriniz… Aksi takdirde anlamsız kavgalar on yıl sonra da son bulmayacak ve dünümüzde, bugünümüzde Tüken Öyünün ortasında patlayan silah sesleri dinmeyecek, yarınlarımızda da patlamaya devam edecek… Bir hiç uğruna canlarımız feda olacak…. Varsın biz İstanbul’daki Doğanyollular Karagümrük’teki bodrum katta dernek faaliyetlerimize devam edelim… Eğer bir genci eğitebilirsek, bir insanın ölümüne engel olabilirsek bize bunun mutluluğu yeter… Artık kan akmasın, eller tetik çekmesin, çocuklar yetim kalmasın… Doğanyol insanı kurşunla ölecekse, bir hiç uğruna değil, Gazze’deki insanlık dramına son vermek üzere yola çıkan Mavi Marmara gemisinde olduğu için ölsün, şehit olsun… Bu dünyaya dair söyleyecek sözü olsun, fikri olsun, eylemi olsun… Yeterince uzattığım yazımı Üstad Sezai Karakoç’un mısralarıyla bitireyim; ‘Bu dünyada olup bitenlerin Olup bitmemiş olması için Ne yapıyorsun?’
Yazar Adi: Alaaddin OĞUZALP
Bu haber toplam 2302 defa okunmustur.
YORUMLAR (3) Adet
Diğer Tüm Yorumlar
|
![]()
Son Yorumlananlar
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||